loading

BÜYÜK ZAFERİN 100.YILI YOLCULUĞU-14


“Demir Atlı Süvariler”

06 Eylül 2022

Sabah Ulubey kanyonu kenarında mis gibi bir güne uyandık. Ulubey manzaralı bir kahvaltıdan sonra malzemelerimizi topladık aracımıza yerleştirdik. Ayrılmadan önce sosyal tesislerinde bizleri misafir eden Ulubey belediye başkanımız Veli Koçlu’yu ziyaret edeceğiz. Randevu saatimiz gelmediği için Ulubey ilçe merkezinde güzel bir kahvehanede çay kahve molası verdik.
Ulubey bin yıllar boyunca çeşitli medeniyetlerin beşiği olmuş muhteşem tarihi geçmişe sahip bir ilçemiz. 20 Ağustos 1920 tarihinde Yunanlılar tarafından işgal edilen Ulubey’in bugünkü Belediye binası Yunan karargahı olarak kullanılmış. 2 Eylül 1922 yılında işgalden kurtulan Ulubey’in karargah olarak kullanılan belediye binasında asılı olan Yunan bayrağı indirilip yerine Türk bayrağı asılmış, bugüne kadar da aynı yerde o bayrak hep asılı kalmış.

İşgal döneminde Yunan karargahı olarak da kullanılan tarihi Ulubey Belediye binası

Ulubey Belediye Başkanı Veli Koçlu’yu ziyaret ettik.                                                                                                Çay ve kahvelerimizi içtikten sonra Belediye binasına gittik. Başkan bey de gelmiş, makamına geçerek bir süre sohbet ettik. Keşan Belediye Başkanımız Mustafa Helvacıoğlu ve Keşan halkının selamını ilettikten sonra müsaade isteyip tekrar yola koyulduk. Bugün uzun fakat inişi fazlaca olan bir yolumuz var. Yolumuz üzerinde ziyaret edeceğimiz en önemli yerlerden birisi Eşme ilçesine bağlı Takmak köyü olacak. Burada bizi Takmak Sosyal Yardım ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Ali Terziler karşılayacak. Eşme’ye geldikten sonra demir atlarımızı Takmak köyüne çevirdik. Bizi köy meydanında dernek başkanı Mehmet Ali hocam karşıladı. Köyü gezmeden önce kahvehanede çay molası verdik.

Köy halkının soğuk davranışı ve bize karşı olumsuz yaklaşımları dikkatimizden kaçmadı. Sonradan öğrendiğimize göre her yıl büyük taarruza atfen tur yapan bir bisikletli grup ile anlaşmazlıklar yaşanmış, hatta mahkemelik olacak kadar önemli bir seviyeye ulaşmış. Köy halkına karşı kulanılan ithamlardan dolayı onlar da bisikletçiler karşı maalesef bir tavır içine girmişler. Tabi bu duruma hak vermemek elde değil.
Neyse çaylarımızı yudumladıktan sonra ilk ziyaret noktamız Mezikler Mevkiinde yer alan anıt ağaç oldu. Burası Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının son değerlendirmeleri yapmak üzere altında oturdukları ve planlama yaptıkları ağaç. Hatta Mustafa Kemal’in o tarihi “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!.” emrini ilk defa bu ağacın altında dile getirmiştir.

Buradan Mehmet Ali hocamın bizzat kendisinin oluşturduğu Takmak Kültür evini gezdik. Oldukça zengin dökümana sahip tarihi ve geleneksel objelerle birleştirilmiş çok değerli bir kültür evi oluşturmuş. Son ziyaret noktamız köy içinde farklı noktalarda bulunan şehit mezarları oldu. En içimizi acıtan da işgalcilerin klavuz olarak getirdikleri 5 kişiyi Takmak’ta bir eve kapatarak yakmaları oldu.
Eşme bölgesi ve milli mücadele ile ilgili bazı bilgiler
“15 Mayıs 1919 günü İzmir’in işgali ve akabinde diğer kent, kasaba ve köylerin ardı ardına işgallerine karşılık Eşme ilçesinde bir takım tedbirlerle işgali oldukça geciktirmiştir. Bunun sebebi, yörenin sembol isimlerinin oynadıkları mühim roldür. Milli mücadele hareketinin yanında yer alan, direnişin haklılığı ve gerekliliği hakkında halkı bilinçlendiren, Eşme ve çevresinde Kuvayı Milliye Teşkilatını kuran ‘Hacı Müftü’ lakabıyla bilinen Müftü Ahmet Nazif Efendi’nin çok mühim bir rolü vardır. Eşme, Alaşehir- Kula ve Uşak’a karayoluyla fazla uzak olmaması, çevre kasabalarla iletişimin daha kolay yapılabilmesi, telgraf santralinin bulunması, Takmak-Eşme yöresinin düşmanın gözetiminden uzak olması, kolaylıkla 6 km mesafeli Takmak-Elvanlar şosesi ile demiryoluna ulaşılıyor olması gibi faktörler sebebiyle Eşme karargâh merkezi olarak seçilmiştir. Yunanlılara karşı Batı Cephesinde verilen mücadelenin bu yöre ayağında, Celal Bayar Eşme’nin karargâh olarak seçilmesi hususunda Hacı Müftü ile çalışmalar yapmıştır. Celal BAYAR, Eşme’nin bir direniş ve karargâh merkezi olarak seçilmesinde, Eşme Müftüsü Ahmet Nazif Efendinin şahsi tesirinden bahsetmiştir.
Eşme, Yunanlılar tarafından ilk kez 28 Haziran 1920 günü işgale uğramış; 11 Temmuz 1920 günü kurtarılmış; 5 Ağustos 1920 günü ikinci kez işgale maruz kalmıştır. Yunanlılar, Nazilli ve Alaşehir’in hemen ardından Eşme-Takmak’ı işgal ettiler. Hacı Müftü emrindeki milli kuvvetler, Eşme-Uşak demiryolu hattındaki demir köprüyü havaya uçururlar. Bu olay, Yunanlıları iyice kızdırır ve erkeklere köy meydanında işkence yaparlar. Eşme Müftüsü Ahmet Nazif Efendi, beraberindeki kuvvetlerle birlikte Bozdağ cephesinin kurulmasında, Yunan kuvvetlerine karşı gerçekleştirilen 1. Birgi baskınında da yer almıştır. Alaşehir-Bozdağ Cephesi beş bölgeye ayrılmıştı. Eşme, bu beş bölgeden biri olup Hacı Müftü idaresinde Elvanlar da olmak üzere Türkmen aşiretlerinden oluşan milli kuvvetlerden ibaretti. Hacı Müftü,Alaşehir Kongresinden sonra 2. Nazilli Kongresine de katılmak suretiyle bölgenin manevi dinamiği yanında kutsal savaşçısı olduğunu da göstermiştir Milli Mücadeleye gerekli olan et ihtiyacı Eşme ve köylerinden toplanan etlik hayvanlar ile karşılanmıştır. 29 Haziran 1920 günü Elvanlar tren istasyonunun batısında 250 kişilik bir gönüllü kuvvet ile Kemerdağı çevresinde yeni bir savunma mevzii hazırlandı. Aynı tarihte, bölgeye teftiş amaçlı gelen Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Paşa, bazı emirler verdikten sonra dönmüştür. 7 Temmuz 1920 günü itibariyle milli kuvvetlerimiz, 2 arnavut müfrezesi(250 kişi), yeniden kurulan Uşak hücum taburu (500 kişi), Konya’dan gönderilen cezalı erler(130 kişi), inzibat bölüğü(61 kişi), milli süvari müfrezesi (40 atlı), iki ağır makinalı tüfek bölüğü, bir kudretli dağ topçu takımı olmak üzere tümü 1200 silahtan oluşmuştu. Bu sıralarda yine milis süvari takımı ve 69. Alaydan bir bölük Ahmetler’de bulunmaktaydı.
Kurtuluşa giden süreçte milli kuvvetlerce Elvanlar tren istasyonuna yapılan baskın çok önemli bir aşama olmuş, direniş azmini kamçılamıştır. Yunanlıların Afyon yöresine tren dolusu cephane ve mühimmat götüreceği bilgisi üzerine milli kuvvetlerce Elvanlar tren istasyonuna baskın yapılmış ve mühimmat imha edilmiştir.”
Köyden ayrılırken köy kahvesinde herkesle tek tek vedalaştık, iyi dileklerde bulunarak bir nebze gönüllerini almaya çalıştık. Sonra sağolsun Mehmet Ali hocam Eşme’de hepimize yemek söyleyerek öyle uğurladı. Zulüm ve kahramanlık anılarıyla dolu Takmak ve Eşme bölgesinden biz de en güzel anılarla ayrılıp atladık demir atlarımıza. Bugün son durağımız Alaşehir ve akşam KYK yurdunda kalacağız.Alaşehir ovasına geldiğimizde üzümün anavatanına geldiğimizi hissettik. Her yer üzüm bağı ve üzüm kurutan bir ailenin yanında demir atlarımızdan inip mola verdik. Kendilerinden biraz yiyebilir miyiz diye izin istedik ve izin vermediler. İlaçlı olduğunu söylediler ve bir dakika bekleyin diyerek genç olan uzaklaştı yanımızdan. Bir kucak muhteşem salkımlarla tekrar döndü yanımıza. Yurdumun gönlü zengin kocaman yürekli insanı, misafiri görünce memnun etmek için etrafımızda pervane oluyordu.
Teşekkür ederek oradan ayrıldık ve akşam üzeri Alaşehir merkezine ulaşarak konaklayacağımız yurda yerleştik.
(devam edecek)

Bisiklet Etkinliği

Ahmet Nazif EfendiAnıt AğaçDemir Atlı SüvarilerTakmak KöyüUlubey

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ana SayfaEtkiniklerİletişim