loading

BÜYÜK ZAFERİN 100.YILI YOLCULUĞU-11


“Demir Atlı Süvariler”

 04 Eylül 2022

Kurt kapanı

Kurt Kapanı olarak da adlandırılan Büyük Taarruz harekatının nihai sonucu Başkomutan Meydan Muharebesinde Yunan kuvvetlerinin kapana sıkıştırılmış hali.

Büyük zaferin mağrur 1181 rakımlı tepe uzaktan göründükçe heyecanımız da artmaya başladı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşanın önderliğinde “Kurt Kapanı” harekatının nihai sonucunun elde edildiği yer, Zafer Tepe. Burası, Mustafa Kemal Paşa’nın Başkomutan Meydan Muharebesinin sevk ve idaresini yaptığı tepe.

Zafertepe Anıtı

Zafertepeçalköy Zafer Anıtı – Kütahya Zafertepeçalköy’de Başkomutan Meydan Muharebesi’nin sevk ve idare edildiği 1181 rakımlı tepede yaptırılmıştır. 1964 yılında yapımına başlanmış ve 1968 yılında ziyarete açılmıştır. 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerinin düzenlendiği yerdir. Çatılmış silahların uzaktan görünüşü ve alev alev meşale hissini uyandıran Zafer Anıtı, asıl manası ile kurtuluş savaşımızı sembolize eder. Anıtı bir bütün olarak meydana getiren değişik yöndeki üçgen bloklar; milletimize gösterilen haksızlığa, feverana, karşı milletimizin tek vücut halinde birleşerek kazandığı 30 Ağustos Zaferini canlandırır. Anıt, gelecek nesillere, Türk milletine karşı içte ve dışta meydana gelebilecek kötü tesirler karşısında er geç birleşerek zafere gidilebileceğini anlatan bir anıttır. 

**Sakarya Savaşı yenilgisi sonrasında Mayıs 1922’de Küçük Asya Ordusu’nun başkomutanlığına getirilen, 59 yaşındaki Yeoryos Hacianestis, haziranda İzmir’e geldikten kısa bir süre sonra Anadolu’da işgal kuvvetleri olarak bulunan ordusunu denetlemek için teftişe çıkar. Cepheleri gezdikten sonra Reuters muhabirinin “Cepheyi gezdiniz, Mustafa Kemal’i gördünüz mü?” sorusu üzerine kibirli bir şekilde “Ne? Mustafa Kemal mi? Kim bu adam? Ben böyle bir komutan tanımıyorum” cevabını verir. Dönemin Yunan basını bu cevabı çok sevmiştir ve manşetlere taşır.      **26 Ağustos’ta Türk topçularının dövdüğü cepheden şaşkınlık ve çaresizlik içinde kaçan Yunan kuvvetleri Çalköy, Aslıhanlar, Dumlupınar arasında, Allıören, Keçiler, Kızıltaş bölgesinde çembere alınır. Kurt Kapanı başarıyla uygulanmaktadır ve Yunan ordusu bu kapanın içine sıkıştırılmıştır.
Tüm bunlar olup biterken Küçük Asya Ordusu’nun başkomutanı Hacianestis İzmir’dedir. Türk ordusunun taarruzunu, İzmir’den verdiği emirlerle savuşturmak ister. Ama Türk ordusu, Yunan ordusunun haberleşme imkanlarını tahrip ettiği için savaş alanından ona saatler sonra bilgi gelmekte, verdiği emirler de saatler sonra astlarına ulaşmaktadır. Anbean değişen savaş şartlarında, İzmir’den gelen emirlerin pek de bir geçerliliği yoktur. 30 Ağustos gününe gelindiğinde, Yunan cepheleri düşmüştür. Artık dağılan, panikleyen, askeri disiplini bozulan Yunan ordusunun imha edilme sırası gelmiştir. Türk Başkomutanı ordusunun başındadır, diğer komutanların “Paşam ateş hattına giriyorsunuz” uyarılarına rağmen savaş alanına iner. Zafertepe’ye karargahını kurar. Ayakları tamamen kısaltılmış bir batarya dürbünüyle harekatı yönetmeye başlar. Artık Başkomutan Meydan Savaşı başlamıştır. “Allah! Allah!” sesleriyle hücuma kalkan askerler Yunan ordusuna son darbeyi indirmeye başlar. İşte o anlarda Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, aylar öncesinde kendisini tanımadığını söyleyen Yunan başkomutanı Hacianestis’e cepheden bağırır: “Hacianestis! Mağrur kumandan! Neredesin? Gel de, ordularını kurtar şimdi.”
Kahraman Mehmetçik, Yunan birliklerini Allıören, Keçiler, Kızıltaş deresi yolunun iki yanında tamamen sarıp imha eder. Kızıltaş deresi bölgesinde açık kalan alandan bazı Yunan birlikleri başlarında General Trikopis ile General Dijonis de dahil doğu batı doğrultusundaki Kızıltaş deresi istikametinde açık kalan yerden çemberin dışına kaçmayı başarırlar.

Ordular

Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün, 31 Ağustos 1922 günü muharebe alanını dolaştıktan sonra İsmet Paşa ve Fevzi Paşa ile Çalköy’de yıkık bir evin avlusunda, kırık bir kağnı üzerinde son durum değerlendirmesini yaptıkları anı sembolize eder. Anıt 2007 yılında yaptırılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk; 30 Ağustos 1924’te Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı temel atma törenindeki konuşmasından sonra ise o günü şöyle anlatmıştır: “Efendiler, Ağustos’un otuz birinci günü takriben zevalde idi ki, yine bu Çalköyü’nde, yıkık bir evin avlusu içinde İsmet Paşa ve Fevzi Paşa ile buluştuk. Kırık Kağnı arabalarının döşeme ve oklarına ilişerek bundan sonraki vaziyeti mütalaa ettik. Kazandığımız Meydan Muharebesi’nin bütün seferi hitama erdirebilecek bir azamet ve ehemmiyette olduğunda ittifak ettik. Şimdi Bursa istikametinde çekilen düşman kuvvetlerini mahvetmekle beraber bütün ordu-yı asli ile bila-aram İzmir’e yürüyecektik.” İfadesini kullanır. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk 30 Ağustos 1922 de Zafertepeçalköy’ü ziyaretinde şu konuşmayı yapmış ve yaptığı bu konuşma anıt duvarına işlenmiştir. ‘’Efendiler. Tıpkı bu gün gibi 1922 yılı 30 Ağustos günü saat ikide Şimdi hep beraber bulunduğumuz Bu noktaya gelmiştim. Şu gördüğünüz Çalköyü Alevler ve dumanlar içinde yanıyordu. Arkadaşlar! Haritada gördüğüm şey şuydu ki Ordularımız düşmanın önemli kuvvetini Kuzeyden, güneyden ve batıdan kuşatmaya Uygun bir durum almış bulunuyordu. Hemen Fevzi ve İsmet Paşaları çağırttım Durumu bir daha düşündük ve karar verdik ki Türk’ün kurtuluş güneşi 30 Ağustos sabahı Ufuktan tüm parlaklığı ile doğacaktır.

Büyük Zafer’in ertesi günü, 31 Ağustos’ta Zafertepe Çalköy’de bir evin bahçesindeki kırık kağnının üzerine muharebe alanlarının haritasını koyan Başkomutan Mustafa Kemal, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa ile durum değerlendirmesi yaparak Yunanlıların yeniden savunma düzenine geçmesini önlemek ve onları mağlup etmek için İzmir’e girme görüşünde birleşirler. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarihi emrini verir;
“Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!”
Kahramanlık destanının yazıldığı Zafer Tepeden Çalköy’e indik. Havanın kavurucu sıcaklığı bizi oldukça zorlamaya başladı ve kısa bir mola verdik. Bu esnada Çalköy içindeki o ünlü kırık kağnının yerini de görmüş olduk. Soğuk maden suyu ile bir nebze hararetimizi söndürmenin mutluluğu ile demir atlarımızı Yüzbaşı Şekip Efendi Şehitliğine doğru sürdük.

Yüzbaşı

Yüzbaşı Şekip Efendi Şehitliği 29 Ağustos 1922 günü 14. Süvari Tümeninin 3. Alayı, 2. Bölük Komutanı Yüzbaşı Şekip Efendi, bölüğünün başında büyük bir cesaretle, çevre savunmasında bulunan 20 keşif düşman grubunun içerisine saldırarak 2000 kadar düşman askerini esir alır. Derinliklerde bulunan düşman toplarını ele geçirmek üzere hücuma geçtiğinde bir kısım askeriyle birlikte bu bölgede şehit düşer.

(devam edecek)

Bisiklet Etkinliği

Demir Atlı SüvarilerOrdular İlk Hedefiniz AkdenizdirYüzbaşı ŞekipZafertepe

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ana SayfaEtkiniklerİletişim