loading

BÜYÜK ZAFERİN 100.YILI YOLCULUĞU-4


“Demir Atlı Süvariler”

01 Eylül 2022

Çok sıcak ve güzel anılarla ayrıldık Albay Reşat Çiğiltepe’nin Dereçine’sinden. Beldeye çok yakın olan Kirazlı Bahçe turistik dinlenme tesislerinde yemek yiyeceğiz. Yıllardır burada çalışan köylüm Aliosman Ipek ağabeyin misafiri olacağız. Gümbür gümbür girdik Kirazlı bahçe tesislerine. Bize uzun bir masa hazırlayıp masayı donattılar. Güzel bir yemek sonunda pedalları Sultandağ ilçesine çevirdik, bizi burada Yeşilçiftlik belde başkanımız Mehmet Ali Sakal karşılayacak. Birlikte Elif Ananın mezarını ziyaret edeceğiz.

Evet doğru duydunuz, milli mücadelenin kadın kahramanı Elif ana.. Hani kağnı ile mermi taşırken öküzü ölünce “Mustafa Kemal’in kağnısı durmaz” diyerek öküzün yerine kendisi geçen kahraman Elif ana..
Unutulmuş bir değerin 100 yıl sonra nasıl izine ulaştığını Gazeteci yazar ve yerel tarih araştırmacısı Dursun Solmaz şöyle anlatıyor..
Büyük Taarruzun 100. Yılında rastladım Elif’in hikâyesine. Aslen günümüzde Sultandağı ilçesine bağlı Dort köyü nüfusuna kayıtlı. 1881 yılında Yani Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu yıl dünyaya gözlerini açmış Dort köyünde. Ömrünün geri kalan kısmını kâh Yeşilçiftlik’te kâh Sultandağı ilçesinde geçirmiş.  1967 yılında ise yine doğduğu ve düşman girmesin diye kağnı arabasıyla mühimmat çektiği topraklarda veda etmiş hayata Elif. Mustafa Kemal’in kağnısı dermiş kağnısına, mermi taşırmış cılız öküzüyle Polatlı’ya… Sonra o cılız öküz ölüvermiş Polatlı yolunda. Geçirmiş boyunduruğu kendine, kurtarmak için vatanı sürmüş kağnısını…

Elif’in hikâyesine Cumhuriyet’in 100. yılı dolayısıyla kaleme aldığım kitap için Yeşilçiftlik kasabasında yaptığım saha çalışmalarında rast geldim. Yazacağım eserin danışmanlığını da üstlenen Tarihçi- Yazar Rıza Selek, uzun yıllar önce Elif’in hikâyesini dinlemiş. Bir konuşma arasında da Elif’in yanında yaşamış torununun hayatta olduğunu ve mutlaka görüşülmesi gerekliliğini vurgulayınca; Yeşilçiftlik Belediye Başkanı Sayın Mehmet Ali Sakal ve Elif Arıkan’ın torunu olan Abdullah Arıkan ile bir görüşme ayarladı.

Ekibimle birlikte Yeşilçiftlik’te Abdullah Bey ile görüşmek üzere çıktığımız yolculukta, böyle bir yaşanmışlığın ne kadar önemli olduğunu konuşarak heyecan içerisinde Yeşilçiftlik kasabasına ulaştık…
Abdullah Arıkan, nenesi Elif’i anlatırken bizlere; 100 yıl önce yaşanmış olaylar, vatanın cansiperane kurtuluş öyküsü gözlerimizin önünden geçti.

“Nenem genç kız iken savaş varmış koca memlekette. Dedemiz olan Kuşoğlu Hüseyin de savaşta imiş ve geri dönmemiş. Kim bilir nerde şehit oldu. Düşman bu taraflara gelince de tüm köylüyü bir tedirginlik almış. Ya düşman gelirse? O dönemler, Mustafa Kemal Paşa’nın emriyle evlerden askere verilebilecek ne varsa toplanılmış. Sultandağı’ndan Çiftlikten de kağnılar çıkmış yola. Nenem de öküzüyle birlikte düşmüş yollara. Kağnısı varmış. İlk önce Akşehir’e ulaşmışlar, orada cepheye ne lazımsa o yüklenmiş kağnısına.
Çok kez Polatlı’ya varmış. Bu gidişler sırasında Yunak yakınlarında zayıf kalan öküzü ölüvermiş.  Nenem bu durum üzerine öküzüne bağlanan boyunduruğu takmış kendine varmış Polatlı’ya. Polatlı dönüşünde tarlasında çalışan yaşlı iki ihtiyar görmüş. Bu iki ihtiyarı hiç unutmaz ve anlatırdı Nenem. Öyle acıkmıştı ki evladım bir sunum ekmek olsa yeterdi vatanı kurtarmaya derdi ve eklerdi; O bir sunum şebit (ince yufka ekmek)  işte o yaşlı iki ihtiyardan geldi. Nenem çok kez bu yollarda gitmiş gelmiş. Memleket selamete erince dönmüş tekrar. Uzun yıllar birlikte yaşadık, onun harp hatıralarını dinledim çok kez. Nenem Elif Arıkan 1967 yılında vefat etti. Mezarı Sultandağı mezarlığındadır.”
Anıyı dinlerken Başkan Mehmet Ali Sakal ilerimizde duran parkı göstererek; “İşte bu park Elif’in ismini taşıyacak hocam. Buraya Elif’i simgeleyen bir kağnı rölyefi ve heykel yapacağız.” dedi.
Elif Arıkan’ın hikâyesi ile 100 yıl sonra unutulmak üzere olan bir yaşanmışlığı gözler önüne sereceğiz. Çiftlik Kasabasının vatansever başkanı da Anadolu’nun tam da orta yerinde bir kadın kahramanın anısını yaşatacak Çiftlik köylüleri ile. Onca yıl sonra Elif’in ve nice Eliflerin sayesinde bir çınar ağacı altında evlatlarımız oturacak ve unutulmayacak Elifler.
Evet, Mustafa Kemal’in ışığında yürüyen, bu günlerimizi bahşeden kahramanlara derin vefa ve minnet duyguları besleyen yazar ve yöneticilerle kesişiyor yollarımız. Mehmet Ali başkanımız ve Elif ananın torunu Abdullah ağabey ile birlikte Sultandağ kabristanına gittik. Demir atlı süvariler, Belediye başkanım ve torun Abdullah ağabey ile birlikte Yeşilçiftlik Belediyesi zabıta personelinin getirdiği çiçekleri minnet ve vefa duygusu içerisinde dualarla Kahraman Elif anamızın kabrine diktik ve suladık.         Oradan Sultandağ ilçesine 2 km. mesafede olan olan Yeşilçiftlik Beldesine başkanın makamına geçtik. Kırk yıllık hatıratı perçinler kıvamında kahve ikramıyla bir süre sohbet ettik. Mehmet Ali başkanın anlattığı gerçek bir anının sonunda hediye ettiği yün çorapların hikâyesi boğazımıza bir yumruk gibi düğümlendi. O mücadele günlerinde bölgedeki askerlerimize ne istersiniz, bir ihtiyacınız var mı diye soran yöre halkından, askerlerimiz sadece yün çorap istemişler. “Allah, Allah bu ağustos sıcağında niye yün çorap istersiniz guzuum” diye sorar nenelerimiz. Onlar da “çarıklarımızın içinde yün çorap giyince ne taş ne de diken batıyor çok rahat oluyor nene” der askerler…
Yeşilçiftlik beldesinden de duygu dolu çok kıymetli anı ve bilgilerle ayrılırken sürmeye devam devam ettik demir atlarımızı Sultandağ eteklerinden Afyon’a doğru.       Çay ilçesinde bir çayımızı içmeden salmam diyerek bisikletiyle yolumuzu kesen Çay Dağcılık Trekkıng grubu başkanı Ali Demiral hocamız ile bir müddet sohbet ettikten sonra yüz yıl öncesinin karanlığı gibi çöken akşamüzeri Afyon’a vardık. Sabah Akşehir’den çıkışımızdan itibaren bugün yüz km. pedal çevirdik. Afyon merkezdeki planımız iki gün ve konaklayacağımız KYK yurdunun ilgili telefonunu aradığımızda kadın ve erkek demir atlı süvarilerimizin konaklayacağı yurtların ayrı ayrı yerde ve 10 km. uzakta olduğu sürprizi biraz yüzümüzü gerse de istikamet Erenler bastık pedala..
Yurtlarımıza yerleşip, duşumuzu da aldıktan sonra akşam yemeği için zengin öğrenci menüsü ile kendimize geldik biraz. Yine de hepimizin yüzünden okunuyordu günün yorgunluğu. Yarın Şuhut ve zorlu Kocatepe yolculuğu var dinlenmek gerek diyerek istirahate çekildik…
(Devam edecek)

Bisiklet Etkinliği

Demir Atlı SüvarilerDereçineElif Ana'nın TorunuElifin KağnısıYeşilçiftlik

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ana SayfaEtkiniklerİletişim